Çocuğun Odasını Ayırırken...

Çocuğun Odasını Ayırırken...
Toplumumuzda hala ihtiyaç duyulan zamandan fazla çocukla aynı odada veya ihtiyaç olmayan bir şekilde çocukla aynı yatakta yatma söz konusudur. Bebeğini dünyaya getiren her ebeveynin koruma içgüdüsüyle çocuğunu yanı başında tutma ihtiyacı elbette ki anlaşılır bir durumdur; ancak bu durum ihtiyacın ötesine geçtiğinde alarm zilleri çalmakta ve bu kez aile içi ilişkileri olumsuz etkileyen bir süreçle içi içe kalınmaktadır. Çoğu ailede bebeğin dünyaya gelişiyle birlikte anne ve babalık rolü, eş rolünün çok çok ötesine geçmekte ve çocuktan önceki aile içi ilişkileri yaşayış biçimi tepetaklak olabilmektedir.
’’Çocuğum 4 yaşına geldi aynı odada uyuyoruz.”
’’Çocuğum 5 yaşında; ancak gece uyanıp yanımıza geliyor ve bizimle yatıyor.”
’’Geceleri o kadar sık uyanıyordu ki mecbur kalıp yanına yatmaya başladım ve şimdi eşim yatak odasında uyuyor, ben de çocuğumla aynı odada uyuyorum.”
’’Eşim salonda uyuyor ve ben de 6 yaşındaki oğlumla yatak odasında uyuyorum.”

Tüm bunlar tanıdık olduğumuz ve üstesinden gelinmesi zor olarak algılanan durumlar üzerine ebeveynlerinden ağzından duyduğumuz cümlelerdir. Kendinize şu soruları sorun:
’’Bugüne dek bu durumu değiştirmek için ben/biz ne yaptık?”
’’Başarılı olamamamıza neden olan şeyler nelerdi?”
’’Bu duruma benim/bizim hazır olmamızı engelleyen faktörler nelerdi?”

Normal süreçte daha ilk baştan bebekle aynı yatakta yatılmaması en doğru başlangıç olacaktır. Eğer bebeğinizle aynı yatakta yatıyorsanız, ilk olarak bunu değiştirmekte fayda var. Tavsiye edilen şekliyle 0-1 yaş arası dönemde çocuk ebeveynlerle aynı odada; ancak ayrı yatakta yatmalıdır. Süreç bu şekilde yönetildiğinde çocuğun odasını ayırırken çözülmesi gereken başka türlü problemlerin de önüne geçilmiş olacaktır.
Çocuk 1 yaşına geldiğinde çocuğun yatağı kendi odasına alınmalı ve oluşturulacak uyku ritüeliyle birlikte kendi yatağında, kendi odasında uykuya dalması sağlanmalıdır.
Peki 1 yaşına gelen çocuğumuzla nasıl bir uyku ritüeli belirleyebiliriz? Uzmanlar çocuklara yatmadan önce çocuğa süt verilmesini reflüye sebep olacağı gerekçesiyle önermemektedir. Ancak illa ki süt içmek istiyorsa da yatmadan belli bir zaman dilimi (belki yarım saat) önce verilerek ritüele bir başlangıç yapılmış olunacaktır. Yapılacak en doğru şey; uyku saatinin yaklaştığını anlayabilmesi için çocuğa gürültüden uzak, sessiz bir ortam sağlamak, ona uyku saatinin geldiğini söylemek, dişlerin fırçalanması, pijamanın giyilmesi.... Uykudan önce odasında sevdiği, yaşına uygun bir kitabı birlikte inceleyin, okuyun ve yanı başında uykuya dalana kadar bekleyeceğinizi ona söyleyerek, güven duyacağı bir ortam yaratın. Henüz küçük olduğunu ve kitabı dinlemediğini, siz tüm bunları yapmak isterken oralı olmadığını düşünebilirsiniz; ancak istikrarlı ve sabırlı davranırsanız sonucun mutlaka olumlu olduğunu göreceksiniz. Çocuğunuz bir süre sonra her gün izlenen bu sıralı aktivite ile zaten uyku hazırlığı yapıldığını anlayacak ve uyku rutinini takip etmeye alışacaktır. Yanında beklediğimiz esnada uyumak istemediğini belli etmek için ağlayabilir, kucağınıza gelmek isteyebilir; ancak bu durumda her defasında onu rahatlatmak için ona sarılmalı, temasta bulunmalı ve sakinleşmesini sağladıktan sonra tekrar yatması için onu desteklemelisiniz. Ne olursa olsun pes etmemeli, kararlı ve sabırlı bir şekilde aynı doğrultuda devam etmelisiniz. Bu noktada kararlılığınız veya kararsızlığınız çocuğun alışma periyodunu etkileyecek, bu süre uzayacak veya kısalacaktır. Kimi çocuklar ebeveynlere çok sıkıntı yaşatmaksızın uyku ritüeli edinebilmekteyken, kimi çocuklarda ise bu süreçte ağlama krizleri ve ebeveynleri pes ettirme söz konusu olabilmektedir. Yolunda gitmeyen ve gereksiz şekilde uzayan bir süreç yaşanıyorsa çocuğa karşı tutumlarımız tekrar gözden geçirilmeli ve kararlılığımız sorgulanmalıdır. Bazen çocuktan ziyade ebeveyne ait kaygıların çocuğa yansıdığı ve ebeveynin yatak ayırmaya hazır olmadığı durumlarla da karşılaşılabilmektedir. Eğer çocuğun sızlanmalarına dayanamayıp geri adım atılırsa çocuğa şu mesaj vermiş olunur: ’’Eğer yeterince ısrar edersen pes ederim.”
Bu süreç başarılı bir şekilde atlatılırsa bir süre sonra çocuğun yanında bekleme süresi kısaltılmalı ve sonucunda da artık kitap okunduktan sonra kendi kendine uykuya dalması için çocuk odada yalnız bırakılmaya başlanmalıdır. Nasıl olacak? Diş fırçalandı, kitap okundu, yatağında uyumaya çalışıyor. ’’Su içip geliyorum.” deyip odasından çıkın ve 1 dk sonra tekrar yanına gidin. Bir süre bekleyin uyumaya çalışan çocuğunuz hala uykuya dalmadı ise ’’Lavaboya gitmem gerekiyor.” deyip odasından çıkın ve 3dk. sonra tekrar yanına gidin. Bunun gibi mazeretlerle onu odasında kısa süreli yalnız kalmaya yavaş yavaş alıştırmış olacaksınız. Odadan uzak kaldığınız süreyi çocuğunuzun hazır olup olmadığına göre gittikçe uzatacak ve size güven duymasını sağlamış olacaksınız. Odadan dönmek üzere çıktığınız her seferde mutlaka geri dönmeli ve onun güvenini sarsmamalısınız. Çocuğunuzun artık tamamen hazır olduğunu düşündüğünüz zaman ise artık kitap okunduktan sonra onu odada yalnız bırakıp uykuya kendi kendine dalmasına fırsat tanımalısınız. Bunu yaparken de ona sarılıp, ne zaman ihtiyacı olursa seslendiğinde yanında olacağınızı söyleyip, kendi kendine uyuması için odadan çıktığınızı belirtmelisiniz.
Tüm bunları başardınız; ancak geceleri uyanıp yanına gitmenizi ve kendisiyle yatmanızı istiyorsa ne yapmalısınız? Çocuğunuz her uyandığında ve sizi çağırdığında, yanına gitmeli, ona sıkı sıkı sarılmalı, onu sakinleştirmeli ve sonrasında yatağına yatırıp, ona kendi yatağında uyumaya devam etmesinin doğru olduğunu hatırlatmalısınız. İhtiyacı olduğu her zaman onu duyabileceğinizi ve seslendiğinde yanına gideceğinizi, ancak kendi yatağınıza döneceğinizi belirtmelisiniz.
Geceleri uyanıp odanıza geliyor ve sizinle birlikte uyumaya devam etmek istiyorsa ne yapmalısınız? Onu tekrar yatağına götürmeli ve yine ona sıkı sıkı sarılmalı, onu sakinleştirmeli ve sonrasında yatağına yatırıp, ona kendi yatağında uyumaya devam etmesinin doğru olduğunu hatırlatmalısınız. İhtiyacı olduğu her zaman onu duyabileceğinizi ve seslendiğinde yanına gideceğinizi, ancak kendi yatağınıza döneceğinizi belirtmelisiniz. Aksi takdirde bu bir alışkanlığa dönüşecek ve akşam odasında uyuyan çocuğunuz sizden her gece sizinle uyumayı talep edecektir. Durum böyle olunca yatağını, odasını ayırdığınız çocuğunuza kazandırmaya çalıştığınız davranışın bir anlamı kalmayacak. Akşam uğraşmış, gece yarısı pes etmiş, sırt ağrılarına merhaba, çift ilişkinize elveda demiş olacaksınız.
Uyku ritüelini nasıl eğlenceli hale getirebilirsiniz? Ona en sevdiği hikayeyi okurken hoşuna gidecek şekilde okuyabilir, ses tonu ve vurgularla bunu desteklemenin yanında kukla (parmak kuklası, el kuklası) kullanabilirsiniz. Bu zaman dilimini onunla vakit geçirilecek kısa ama değerli vakit aralığı olarak görmelisiniz. Çocuğunuz sadece bu ritüelle bile kendini hem değerli hissedecek hem de önemli iki alışkanlığını pekiştirmiş olacaksınız; kitap okuma ve kendi odasında yalnız uyuma. Çocuğunuzu uykuya götürürken ebeveynler olarak belirleyeceğiniz şekilde anne günü ve baba günü periyotlarınızın olmasının yerinde olacağı aklınızın bir köşesinde kalsın derim. Böylece her iki ebeveyn ile uyku öncesi ilişki kurulmuş olacak ve bu ritüel tek bir ebeveyne verilmiş bir görev algılanmaktan çıkacaktır. Huzurlu bir uyku diliyorum...